Y U K A R I

TiyatOPS Oyunları

a

Yorgun Cümleler Günlüğü

TiyatrOPS

Arjantinli yazar Rodrigo Garcia, metinde hiç geçmese de oyunun, matematikçi ve düşünür Gottfried Liebniz’in köpeği Daisy’e her gece anlattığı hikayelerden oluştuğundan söz eder. Yazarın keskin bir ironi ve şiirsellik içinde anlattığı ise sistemin içinde savrulan insandır.
Postmodern toplumun içinde Garcia’nın insanı konumlandırdığı yer trajiktir. Trajiktir, çünkü akıllı bir aygıtın içine tutsak edilerek parçalanmış ve gerçekte olmadığı “ben”lerin içine dağıtılarak yalnızlaştırılmıştır. Dil duyguların sahte sembolleri olan emojilerle yer değiştirmektedir. Sistemin hızı uygun kelimeleri arayıp bulmak yerine bize kolaylık olarak bu sembolleri önerir. Garcia içine itildiğimiz bu yeni semboller dünyasındaki gerçek duyguların ne olduğunu sorgular. Evrensel çifte standartların ilişkilerdeki iki yüzlü işleyişi ile bizi yüzleşmeye zorlar. Sanal ile gerçeğin hızla birbirine geçtiği kaotik dünyadaki yeni yerimizin ne olacağını. İçi boşaltılmış değer ve kavramların yerine nelerin yerleştiğini ve bunlar olup biterken ne ara ürüne dönüp markalaştığımızı bize göstermeye çalışır. Gerçek yıldızlar çoktan kendi uzaylarına göçmüş ve dünya sahte yıldızlara kalmıştır. Doğanın şiiri giderek yitirilmiş ve sonra çeşitli formlarda paketlenerek tüketim kültürü içinde yerini almıştır. Ve şiir yazmak başka bir dünyadan olmayı gerektirmektedir artık. Acı çeken insan gerçeğe ancak kendini kaktüse dönüştürebilirse katlanabilir. Garcia konuşmaktan yorgun düşmüş cümleleri bir kez daha bize söyler. Onları yeniden duymamız ya da kulaklarımızı kapatmamız için.

Nefrin Tokyay

a

Renk Renk Ülkesi

TiyatrOPS

Emre ile Ecem iki kardeştir. Emre’nin en büyük tutkusu okuldan arta kalan zamanlarda tabletinde oyun oynamaktır. Kardeşi başta olmak üzere çevresiyle ilgilenmez, sorumsuz ve bencil davranır. Emre, kardeşinin tabletine kendisininki bozulduğu için el koymuştur. İki kardeş tablet yüzünden aralarında itişip kakışırken tableti vermek istemeyen Emre kardeşini ağlatır. Daha sonra kardeşinin ondan yardım istediğini duyan Emre onu aramaya başladığında kendisini Renk Renk Ülkesi’nde bulur. Emre’nin hem ülkeyi felaketten kurtarması hem de kardeşini kutudan çıkarıp birlikte eve dönebilmeleri için birçok sınavdan geçmesi gerekecektir.

a

Übü Hep Übü

TiyatrOPS

1888’de Alfred Jarry’nin yarattığı karakter Übü, yine Alfred Jarry ve François Rabelais, William Shakespeare, C.H. Grabbe, Georg Büchner’in yapıtlarından yararlanarak Özgür Erkekli’nin kalemi ve rejisiyle, TiyatrOPS ekibi tarafından bilmem kaç yüzyıl sonra sahneleniyor.

Yüceltilmiş toplumsal değerleri alçaltan, tüm aşağı değerleri yücelten zamansızlığın içinde basitliğiyle, kabalığıyla, gülünçlüğüyle Übü ve ona eşlik eden kişiliksizleştirilmiş, saf ve gizemli bir yaşama sahip yardımcıları yani “Kenar Süsleri”, zamandan ve mekandan taşarak karşımıza geliyor.

Zorbalık, para hırsı, hainlik, nankörlük, kibir, korkaklık, açgözlülük, tüm bunlarla kendine hizmet eden Übü ve eksik orkestrasının şarkılarıyla bir taşlama komedisi…

Übü Hep Übü’de, Übülük müessesesi kendi kökleriyle birlikte günümüzdeki yerini arıyor.

Başlayacak olan hikâyenin yerine gelince: İşkofya, yani hiçbir yer…

İyi seyirler.

a

Big Shoot

TiyatrOPS

Big Shoot hastalanmış insanlığın steril şiddet gösterisindeki çırpınışıdır. Yazar artık günümüzde ölümün bir tüketici deneyimi olduğuna dikkat çeker. Bu deneyimde uydurma hikayeler kendini sanatçı ilan eden cellatlar eliyle yazılır ve kurbanlara zorla söylettirilir. Bu aynı zamanda herkesin ezbere bildiği ama izlemekten vazgeçemediği ölümcül bir gösteridir.

Konuk Oyunlar